Batılı Budist Birliği Dostları (BBBD) Hakkında Kısa Bilgi
BBBD, 1967’de
Sangharakshita tarafından İngiltere’de kuruldu. Şimdi 80 yaşında olan
Sangharakshita, Hıristiyan değil Budist olduğunu 16 yaşındayken fark
etmişti. Sangharakshita, zamanının çoğunu Budist bir keşiş olarak
geçirdiği doğuda (genelde Hindistan’da) 1944 – 1964 yılları arasında
yaşadı ve temel Budist gelenekleri olan Theravada, Mahayana ve Vajrayana
ile derin bir bağlantı içerisinde oldu. Zamanını içgörüsünü
derinleştirmeye, kitaplar, makaleler ve şiirler yazmaya, konuşmalar
yapmaya ve insanlarla arkadaşlık etmeye ayırdı. Sangharakshita’nın kurduğu
Budist hareketi, ilhamını sadece şu veya bu ekolden değil, tüm Budist
geleneğinden almıştır ve spiritüel dostluğun özgürleşme arayışındaki
önemini vurgulamaktadır. Sangarakshita, Buda’nın öğretilerini modern
dünyada yaşayan bizler için ulaşılabilir ve uygulanabilir kılmaya
çalışmıştır. BBBD’nin merkezinde Batılı Budist Birliği (BBB) yer alır.
BBB, Budist ilke ve değerlerinin gündelik yaşam ilişkilerine nasıl
uygulanacağını öğrenmek için kesin bir spiritüel bağlılık geliştirmiş
kişilerden oluşur. Günümüzde BBBD, aralarında Meksika, Amerika Birleşik
Devletleri, Almanya, Fransa, Hindistan, Yeni Zellanda ve Güney Afrika
Cumhuriyeti’nin de bulunduğu yirmiden fazla ülkede Budist merkezlerine
sahip olan uluslararası bir Budist hareketidir.
Sangharakshita’dan Alıntı Sözler:
“Psikolojik açıdan bakarsak, farkındalık bildiğimiz en güçlü transformasyon aracı. Eğer suya ısı uygularsak su buhara dönüşür. Aynı şekilde, herhangi bir psikolojik duruma farkındalık getirdiğimizde, durum berraklaşarak daha açık hale gelir.”
“Spiritüel yaşamın en önemli yönlerinden birisi, kişinin kendi
eylemlerinin sonuçlarının farkında olmasının gerekliliğidir.”
“Gerçekleşmesi sizin elinizde olmayan bir şey için asla söz vermeyin. Bu
demektir ki gerçekleşmesi için başka insanlara dayanmak zorunda
kalacağınız bir şey için asla söz vermeyin.”
“Budala biri, bilge bir
adamın bir yılda uygulayabileceğinden fazlasını bir günde tavsiye olarak
verebilir.”
“Varoluşunuzu yararlı olarak haklı göstermek zorunda değilsiniz. Siz
kendiniz varoluşunuzun gerekçesisiniz. Milyonlarca yıllık evrimin
sonucunda sadece bir yazı makinesinin başında oturmak veya hesap tutmak
için gelmediniz varlık alemine. Tüm bu sürecin gerekçesi sizsiniz.
Siz kendi içinizde bir amaçsınız. Burada ne için bulunduğunuz konusunda
aslında tüm söylenebilecek olan, insan yaşamının daha yüksek bir biçimine
doğru gelişmek için bulunduğunuzdur. Öyleyse hiçbir şey yapmadan
oturmaktan utanmayın. Ondan onur duyun. İşleri içsel bir doyum ve
başarıdan kaynaklanan kendiliğindenlikle yapın. Yararlı olmak kadar
dekoratif olmak da bir erdemdir.”
“Yeniliklere açık olmak, öğrenci için ve aslında herhangi bir şey öğrenmek
isteyen herkes için ilk önkoşuldur. Bunun dışında her şey olabiliriz:
Ahlaksız olabiliriz, aptal olabiliriz, kusurlarla dolu olabiliriz, kötü
alışkanlıklarımıza dönüş yapabiliriz... Bir bakıma sorun değildir bu.
Fakat spiritüel olarak yeniliklere açık olmalıyız; öğrenmeye istekli ve
hazır olmak zorundayız. Bilmediğimiz gerçeğini bildiğimiz zaman her şey
mümkündür.”